Türkiye’de kahvaltı kavramının fazlasıyla abartıldığını düşünüyorum. Yurt dışında “breakfast” kelimesi zaten gece boyunca süren açlığı bozmak anlamına geliyor ve genelde kahve, ekmek, yumurta ya da hafif bir atıştırmalıktan ibaret sade bir öğün olarak yapılıyor. Bizdeyse kahvaltı, masada kuş sütü dışında her şeyin bulunduğu uzun ve gösterişli bir sofraya dönüşüyor.
Kimsenin gölgesine sığınıp kılıç sallamayın.
Kimseye minnet etmeyin, boyun bükmeyin.
Yezid’in binbir çeşit sofrasında açgözlü olmaktansa,
Halil İbrahim’in sofrasında kuru ekmeğe razı olun.
Dik durun. Olduğunuz gibi görünün.
Üç günlük dünyada nefsiniz için dost satmayın.
Şerefinizi, onurunuzu asla çiğnetmeyin.
Rızkı da gücü de veren Allah’tır.
Herkes patlayan havai fişeklerle birlikte 29 Ekim'i kutlarken bende spor salonundan çıkıyordum. Çoğu insan soruyor, benim dinim neymiş? Benim dinim sıkı çalışmak, her gün de camideyim. Saygılar Atam, izindeyiz.